NASÎHAT

Nasîhat, dînî hayatın ortadireğidir.

 

Nasîhat yararsız olsaydı, Allah peygamber mi gönderirdi?

 

Nasîhat hayırlara ulaştıran önemli bir vesîledir.. hayrın vesîlesi hayır, sevâbın ki de sevabdır.

 

Nasîhat eden, herkesten evvel, anlattıklarını yaşamalıdır ki, inandırıcı olsun. Dünkü müessiriyetin bugünkü te’sirsizliğin sebebleri bence bunda aranmalıdır.

Körlerin rehberliğine kalanlar, yol yürüyeceklerine oldukları yerde kalsalar hedefe daha yakın olurlar.

 

Gönüllerin anahtarı, yumuşak huy ve yumuşak kelimelerdir.

 

Her zaman davranışlarla anlatma, sözlerle anlatmadan daha inandırıcı olmuştur.

 

Yumuşak konuş ki, kalblerin kapıları açılsın; sıcak kalbli ol ki, vicdanlar düşüncelerine “buyur!” etsin; ihlâslı davran ki, te’sirin sürekli olsun..!

 

Bütün sözlerin havada kaldığı zaman, muhataplarına iyilikle itab etmeyi denemek de yararlı olabilir...

Hayırdan daha büyük hayır, şerden daha büyük şer vardır.. hangisinin ne zaman ihtiyar edileceğini akıllı ve ilhama mazhar olanlar bilirler.