HİKMET ve FAZİLET

Fazilet, halk içinde minderde veya yerde oturur.. gurur muhteşem koltuklara bile sığmaz. Gurur, kubbe görünümlü, tersine dönmüş bir kuyuya benzetilecek olursa, fazileti, ufka inmiş gibi görünen semâya benzetebiliriz...

 

Cehalet, gurura; hikmet fazilete götürür. Gurur cehaletin nesebsiz çocuğu, fazilet hikmetin soylu evlâdıdır. Gurur istibdâd taraftarıdır; fazilet ise hürriyet ve müsavât...

 

Gurur, hep yalnızlık içinde dolaşır ve emsâl arar... Fazilet emsâlini bulmuşluk huzuru içinde sürekli halkla beraber olur.

 

“Zorla güzellik olmaz” derler, doğrudur. Büyüklük de zorla olmaz. Bunların her ikisini de ma’şerî vicdan tayin eder.

 

Bazı kimseler vardır ki, onlara göre kendilerini beğenenler “nikbîn” beğenmeyenler de “bedbîn”dir. Bunlar, birincileri takdir eder onlara bağırlarını açarlar; ikincileri de yedi köy kovarlar. Doğrusu, yedi köy kovulması gerekli olan da işte bu “hodbîn”lerdir.

 

Hodbîn, herşeyi iyi, bedbîn de herşeyi kötü görür. Bunların her ikisi de zararlıdır. İyiyi iyi, kötüyü de kötü görmek “hakikatbînlik”dir.

[Geri Dön] / [MFG Külliyatı]